İran, geçtiğimiz hafta içinde nükleer tesislerindeki mühürleri söktü ve durdurduğu faaliyetleri yeniden başlattı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi İran’ı görüşmek üzere toplanmaya hazırlanıyor. Amabargolar konması söz konusu İran’a. İran ise meydan okuyor: Ambargo konursa, petrol fiyatları ummadığınız kadar artar açıklması geldi iki gün önce İran’dan. İran’a bir Amerikan müdahalesi üç-dört yıldır gündemde. İsrail bu konuda çok “hassas”, öyle ki Amerika vurmasa bile İsrail’in tek başına bu işe girişebileceği konuşuluyor. Evet, İran gündemin en sıcak maddelerinden birisi. Biz de konuyu Yeni Şafak gazetesi yazarı, dış politika uzmanı İbrahim Karagül’e sorduk… İran’a bir müdahale yakın mı? Kim, hangi tarafta? Türkiye’nin bu konudaki politikası ne? İşte İbrahim Karagül’le özel röportajımız…
Bugün ABD dışişleri eski bakanı Colin Powell BBC’ye bir demeç verdi ve “İran’a askeri müdahale gözardı edilemez‿ dedi. ABD’deki “güvercin‿lerden sayılan Powell sa bunu diyorsa, müdahale iyice yaklaştı mı?
Bu, İran’ın nükleer silaha ne kadar yaklaştığına bağlı. O konuda net bilgiyse yok. Şu anda bir panik var. Amerika’da, İsrail’de. Avrupa ülkeleri de katıldı buna. Bu durum da İran’ın nükleer çalışmalarda ileri düzeye erişmiş olmasından kaynaklanıyor. Ondan telaşlılar. İran da ciddi bu konuda, Batılı ülkeler de ciddi.
Durum Irak’takinden farklı gibi şu halde?
Çok farklı. Irak’taki gibi bir işgal filan söz konusu olamaz. İran’ı ikna etmeye çalışıyorlar; ekonomik tavizlerle, kredilerle, dünya ticaret örgütüyle. Bir takım tavizlerle ikna etmeye, geri adım attırmaya çalışıyorlar, bunu yapamazlarsa, ambargo söz konusu olacak; o da başarılı olmazsa, muhtemelen tesislere saldıracaklar.
İran da Ambargoya karşı birkaç gün önce bir açıklama yaptı ve petrolle ilgili bir uyarıda bulundu.. Petrol fiyatları beklentilerinizin ötesinde pahalanabilir, dedi. Batı’da nasıl bir yankı buldu bu uyarı?
Ciddi bir yankı uyandırdı. İran’ın elinde çok güçlü bir petrol kozu var .Biz pek takip etmiyoruz ama İran’ın Rusya, Hindistan ve Çin’le bu alanda dev anlaşmaları var. Milyarlarca dolarlık. Kazak petrolleri ve İran enerji kaynaklarının Asya enerji pazarlarına taşınması konusunda büyük gelişmeler yaşanıyor bölgede. Türkiye’de genelde Avrupa ve ABD’nin Orta Asya ve Hazar projeleri üzerinde durulduğu için bunlar göz ardı ediliyor. Halbuki orada çok daha dev projeler hazırlanıyor. İran’dan Pakistan üzerinden Hindistan’a boru hatları projeleri yapılıyor. On milyarlarca dolarlık enerji anlaşmaları söz konusu. Dolayısıyla olayın arkasında biraz da petrol üzerindeki Doğu-Batı çatışması var. Çin, Rusya, Hindistan ve İran’ın Orta Asya ve Hazar bölgesinde güçlerini önemli ölçüde arttırmaları söz konusu.
Şu durumda BM Güvenlik Konseyinden İran aleyhine bir sonuç çıkması da beklenmemeli mi? Rusya ve Çin varken…
Zor diye düşünüyoruz, Rusya ve Çin’in İran’ı kolay kolay yalnız bırakmayacağını düşünüyoruz ama İran’dan çok daha büyük pazarlıklar da söz konusu olabilir…
Mesela?
Bunların ne olacağını şimdilik bilmiyoruz. Son dönemde Rusya’nın tavrı özellikle kuşku verici İran için. Ama bir yandan da İran-Rusya ittifakı da yüzyıllara dayanan bir ittifak, çok kolay vazgeçeceklerini sanmıyorum. Batının, Avrupa ve ABD’nin en büyük çabası Rusya ve Çin’i ikna etmek . Bu ikisini ikna ederse, İran’la ilgili önlerinde engel kalmayacak. En önemli problem bu, ikna edebilecekler mi?
Türkiye’nin İran politikası ne? Var mı böyle bir politika?
Türkiye de bölgede her zamanki politikasını uyguluyor. Tarafsızmış gibi duruyor veya aleni ve belirgin bir tutum sergilemiyor. Irak konusunda da Türkiye belli oranda böyleydi. Ortadoğu’daki diğer gelişmelerde de, Batının bu bölgeye müdahalelerinde de Türkiye genelde pasif bir politika benimseyegelmiştir.
Taşları yerinden oynatacak hareketlerden kaçınıyor?..
Özellikle İran konusunda buna hiç teşebbüs etmiyor. Çünkü Türkiye ile İran’ın çok uzun bir barış tarihi var. Ama Türkiye bir yandan da ABD’nin ve Avrupa’nın yanında yer alan bir ülke . İki arada bir derede yine her zamanki gibi Türk dış politikası. Türkiye’nin elini kolunu bağlayan bir durum var ortada.
Gene net bir şey duymayacağız yani?
Net birşey duyamayacağız. Yani biz İran’la savaş istemiyoruz diyecekler. Gerçekten istemiyoruz, çünkü bunun ekonomik ve siyasi faturası Türkiye için ağır olacak. Fakat diğer yandan da ABD ve Avrupa ile ilişkilerini derinlerden, el altından yürütecek. Şu anda İran’a yönelik sürecin hızlanması için bölgede dört ülkenin ikna edilmesine çalışılıyor: Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye. Güvenlik konseyi çerçevesinde Rusya ve Çin, bölgesel düzeyde de bu dört ülkeyi ikna çalışması sürüyor. Ben Mısır ve Suudi Arabistan’ı çok rahat ikna edeceklerini düşünüyorum, belki de etmişlerdir, Dick Cheney bölgede temaslarını yürütüyor çünkü. Pakistan’ı ikna edebilirler, çünkü Müşerref Amerikancı. Ama Pakistan ordusunu ve kamuoyunu nasıl ikna edebilirler? Bu, Müşerrefin iktidarına malolabilecek bir sonuç doğurabilir. Türkiye ve Pakistan’ın hayır demesi, ikna edilememesi halinde İran’a saldırmaları çok çok zor olacaktır.