keferdiz44

her yol bir yere çıkıyor: ilk geldiğimiz yere…

Hem Doğu’da hem Batı’da boy gösterdi

Yazan: mustafaemingul Ağustos 16, 2007

Abdullah Gül, Avrupa Birliği ve ABD’ye birçok ziyarette bulunurken, dünya liderleriyle sıcak bir diyalog kurdu.
Cumhurbaşkanı adayı AK Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, geride bıraktığı 4 yıl 5 aylık Dışişleri bakanlığı görevi sırasında önemli icraatlara imza attı.
Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik müzakerelerine bu dönemde başladı. Kıbrıs sorununun çözümü için önemli mesafe alındı. Gül’ün, İslam ülkelerine yönelik ‘demokrasi ve şeffaf yönetim’ çağrısı dünyanın dört bir yanında yankı buldu. Türkiye, bu dönemde ‘medeniyetlerarası çatışma’nın önlenmesi için önemli adımlar attı. Bölgesinde sorunların çözümü için de ‘arabulucu’ görevine soyundu.
Tezkereden ‘ortak vizyon belgesi’ne
3 Kasım seçimleri sonrasında başbakanlık görevini üstlenen Abdullah Gül, 15 Mart tarihinde dışişleri bakanı olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kabinesinde görev aldı. Başbakan olduğu 2002 sonunda başlayan Gül’ün dışişleri bakanlığındaki ilk ayları, Irak’ın işgali ve buna paralel olarak Türk askerinin Irak’a gönderilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye’de konuşlanmasına ilişkin tartışmalarla geçti. 1 Mart 2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kabul etmediği ‘tezkere’, ABD ile ilişkilerde de sonraki yıllar için önemli bir dönüm noktası oldu.
Aynı yılın 4 Temmuz tarihinde ABD askerlerinin, Türk askerlerinin kafalarına ‘çuval geçirmesi’ iki yakın müttefik arasındaki ilişkileri gerdi. İşgal altında tuttuğu Irak’ın kuzeyinde terör örgütü PKK’ya karşı Türk kamuoyunun beklediği etkin adımları atmayan ABD’nin tutumu, Ankara’da her zaman tepkiye sebep oldu. Dışişleri Bakanı Gül, ABD’li muhatapları ile iki ülke arasında zedelenen ilişkilerin gelişmesi ve olumsuzlukların ortadan kaldırılması için görev süresi boyunca yoğun bir çaba içinde oldu. Abdullah Gül ile ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 2006 yılı Temmuz ayında imza attığı ‘ortak vizyon belgesi’ ilişkilerin yeniden istenilen seviyeye çıkarılabilmesi için yeni bir başlangıç anlamına geliyordu. ‘Ermeni soykırımı iddiaları’nın tanınmasına ilişkin tasarılar geride kalan dönemde kabul edilmese de, ABD-Türkiye ilişkilerinin geleceği için bir sorun olarak ortada duruyor.
Sürecin mimarı oldu, AB ile müzakereler başladı
Gül, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) tam üyeliğinin gerçekleşmesi için aktif bir çalışma içinde oldu. Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerine başlaması onun Dışişleri bakanlığı döneminde gerçekleşti. AB ile inişli-çıkışlı bir seyir izleyen üyelik sürecine sahip çıkan Gül, Türkiye’nin tezlerini AB başkentlerinde anlattı. Gül, demokratikleşme ve reform sürecinin devamı için de dışişleri bakanı olarak içeride yoğun çalışan bir isimdi.
Kıbrıs politikasında köklü değişiklik yapıldı
Abdullah Gül, Türkiye’nin geleneksel Kıbrıs politikasının değişmesini sağlayan isimlerin başında geliyor. AB üyelik sürecinde Türkiye’nin önüne çıkarılan ve gelecekte de çıkarılmaya namzet ‘Kıbrıs sorunu’nda çözüm isteyen tarafın Ankara ve Kıbrıs Türkleri olduğu uluslararası kamuoyuna gösterildi. Gül, 2004 yılında yapılan Annan Planı’nın kabulü için büyük çaba sarf etti. Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonların kaldırılması ve KKTC’nin uluslararası arenada daha görünür kılınması için yoğun temaslar yürüttü.
Bölgesel sorunların çözümü için devrede
Komşularıyla sorunların çözümüne yönelik büyük bir gayret gösteren Gül, Irak’taki gelişmeleri de her zaman yakından izleyen ve inisiyatif alan bir dışişleri bakanı oldu. Gül, Kerkük’te yaşanan sorunun çözümü için de çaba sarf etti. Bölgesel sorunların çözümünde her zaman masada olmak isteyen Ankara, zaman zaman arabuluculuk çalışmalarına da soyundu. İsrail ile Pakistan ve Pakistan ile Afganistan, Gül’ün bakanlığı döneminde bir araya getirildi. Lübnan ve Suriye’de yaşanan sorunların çözümü için Gül, aktif olarak devreye girdi.
Ege’de ‘güven arttı’; Erivan’a ortak çalışma teklifi
Yunanistan ile sorunların çözümü için ‘istikşafi toplantılar’ yapılmasına başlandı. Gül, Yunan meslektaşları ile yaptığı toplantılarda sorunların çözümüne yardımcı olacak ‘güven artırıcı önlemler’in altına imza attı. Ermenistan ile yaşanan sorunların çözümü için de aktif bir çaba içinde olan Gül, Erivan’a diyalog çağrısında bulundu. ‘Ermeni soykırım iddiaları’nın açıklığa kavuşması için Ermenistan ve üçüncü ülkelere, ‘ortak çalışma içinde olma’ teklifi yinelendi.
50 yıl aradan sonra BM’de daha aktif bir Türkiye
Türkiye, Gül’ün bakanlık görevi sırasında, içinde bulunduğu bölge, ABD ve AB üyesi ülkelerin dışında kalan ülkelerde yeni bir dönemi başlattı. 2005 yılında Afrika, 2006 yılında Latin Amerika ülkelerine özel önem verilmeye başlandı. Türkiye, 50 yıl aradan sonra BM Güvenlik Konseyi daimi olmayan üyeliği için başvuruda bulundu ve diplomatik kaynakların ifadesiyle önümüzdeki yıl yapılacak seçim için de büyük destek aldı. Türkiye, uluslararası barış misyonlarına katılmaya devam etti, insani sorunların çözümü için devrede oldu ve yardım faaliyetlerine aktif olarak destek verdi. Abdullah Gül’ün de desteğiyle eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, Afganistan’da NATO Yüksek Sivil Temsilcisi olarak görev yaptı; Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği’ne seçildi.
16 Ağustos 2007, Perşembe

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>