keferdiz44

her yol bir yere çıkıyor: ilk geldiğimiz yere…

Arşiv 'şiir' Kategori


Aşkın Radyoaktivitesi

Yazan: mustafaemingul Ağustos 22, 2007

Aşkı duydum mu bir başıma kalıyorum

Kasıklarımı ovuyorum bir güzel

En küçükleri var ya ayak parmaklarımın

İlk peşin onları görüyorum. 

Bir çelik mavisi damar tam da çenemin üstünde

Çoğu zaman gün ışığında seçtiğim

Tıp tıp atıyor yüzümün kenarcığında

Saçlarım kapkalın geliyor elime. 

Gündüzün, ama tam gündüzün oluyor bu iş

Kirlerim, pis kokularım bellıyken iyice

Soluyup dururken, birşeyler geçirirken aklımdan

Uzanıp kalıyorum ta pencerenin dibinde. 

Yukarıyı düşünüyorum, bir aşağı katta oluşumdan

Dört duvar, bir buz dolabı, naylona benzer bir gök

Bütün o zehir gibiliği soğumus seylerin

Anlıyorum bir aşk akımıdır dolanıyor üstümde. 

Durmadan aşklanıyorum ama hep böyle

Karanfiller gibi taze omzum, dizlerim, ayaklarım

Toplanıp gidiyor derken o deli fişek şey

Gün gibi parlıyor tırnaklarım.

Yazı kategorisi: şiir | Yorum Yok »

Ağlama

Yazan: mustafaemingul Ağustos 22, 2007

Viran gönüller,

ıssız sevgiler,

Isınmıştı yine de yüreğim.

 Yorgun ayaklar daha kaç adım atacaktı?

 Titriyordum.

Tüm vücudumda hissettim benliğimle,

 Mevsimler birbirinden kopuyordu,

 Toprakla yaprak ne güzel sevişiyordu,

Öyle ya hep toprağın kollarına.

İlk kışım değil seninle geçen,

 Üşüyen ayaklar tüm şehrin ayazını yiyordu.

İstanbul’a değil sana takıldı gözlerim.

Ne tuhaftı!.. İçlerinde sen yoktun İstanbul.

Ellerimle sımsıkı tuttuğum balonlar artık uçmayacaktı.

Bulanık denizleri çırpındıran nedir?

Nedir bu çalkantı, nedir bu yöneliş?

 Doğan güne değil, sana daldı gözlerim,

 O ulvî güzellikteki muhteşemlik,

Yoktu gözlerinde İstanbul.

Biçareydim, yalnızdım.

Belki de kimsesizdim ama sen vardın.

Su olup akmak geldi gözlerinden,

 Ama yine de ağlama

Yazı kategorisi: şiir | Yorum Yok »

Training Your Human

Yazan: mustafaemingul Ağustos 21, 2007

Training your human is a thankless task.
“Why bother with it?”, some kittens may ask.
The fate of the world is the issue at hand,
as felines worldwide stake a claim for their land.
Make no bones about it, we cats own the joint.
We spray in the corners to drive home the point.Some say the meek shall inherit the Earth,
But they’ve no fangs or claws, for what that’s worth.
The cat is the ultimate species, you see,
We’re poised to usurp man’s authority.
These silly old humans who cannot play nice!
We cats are peaceful, we hate only mice.Just what does training your human entail?
A host of fun things you must do without fail:
The sofas and rugs need a little makeover.
The La-Z-Boy’s target for kitty takeover.
Then sleep on clean towels placed in the guest bath.
And make their best clothing a target of wrath.Tear down those new drapes with a quick forceful tug.
Then tatter the pile of the new Berber rug.
And when they are sleeping, you block off their nose,
paw at their lower lip, chew on their toes.
Strut on the mantle. If they give any flack,
knock down their trophies and all bric-a-brac.

Shed on mom’s new velvet black evening gown,
as she’s headed out for a night on the town.
If they leave you home all alone for the night,
(Any human doing this can’t be all that bright),
They’re telling you by leaving, it’s perfectly all right,
To totally redecorate ’til dawn’s early light.
Knock over tables and chew up the fern.
Hurry, go faster! Soon, they’ll return…

When they try to punish, you mustn’t show concern.
(All attempts of discipline a pussycat should spurn.)
A snide flick of tail will convey no remorse,
but they will try harder to scold you, of course!
So, hide in the closet until they forget,
and then launch out just like an F-14 jet.

Tear up their ankle, their forearm, their hand,
then when they’ve had all the pain they can stand,
dart from the room while they call 9-1-1,
and celebrate victory: The felines have won!
To humans, however, the battle’s begun,
as they steep in their anger and wish for a gun.

Pathetic and lumbering and clumsy to boot,
My friend, human dominance is really a hoot.
Take charge in your home. It’s destiny, meow.
(The verses above have already told how.)
So sleep for an hour, and then grab some chow,
And then train your human, beginning right now.

Yazı kategorisi: in english, şiir | Yorum Yok »

NAN GİBİ

Yazan: mustafaemingul Ağustos 21, 2007

Ve gözlerin gelir geçer içimden

Su içerken sen

Sokulurken akşam kızıllığına

Ekmeği bölerken

Yalnızsan yıllar nasıl geçmişse aradan

Unutmak nasıl kolay sanmışsa şarkılar

Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı

Kör olsun sözlerim unuttuysan adını

An gibi aklımdasın

Gelir geçer gemiler

Belki sen de geçersin diye

Bir kumru konar her sabah pencereye

Bir miladı taşır gece bir yıldız

Soğuk olur üşürsün ya adam akıllı

Hani sarılırsın kendine

Hani aklın karışır

Bu bir divaneliktir gönül aha alışır

Ömür bitse ne çıkar

Can gibi aklımdasın

Gündür geçer gider

Belki bir şey kalmaz sanırsın

Yani bir sabah uyandığında

Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın

Her şey yeniden ve aniden başka olacaktır

Başka bir otobüs, başka bir gazete

Resimlerden silinecek yüzün belki de

Ne adın, ne sanın

Bir şafak vakti açınca gözlerini

Bir merhabayla

Yeniden kurulacak dünya

Sen her şafak

Tan gibi aklımdasın

Bazen bir şey geçer içinden insanın

En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey

Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel

Fasulyenin tadı yoksa

Şarkılar yakmıyorsa içini

Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa

Aşık olamayı beceremiyorsa İzzet Günay

Mahallenin en güzel kızına

Denizin tuzu

Yalnızlığın bahanesi yoksa

Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına

Zannetme ki ölmek zor,

Ölmek kolay, kolay da

Kan gibi aklımdasın

Bu da geçer

Her sabah kanayacak değil ya

Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın

Biraz da helvası bizim bakkalın

Senden ayırdığım üç beş zeytin,

Otururum sofraya

Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın

Ben de unuturum

Nasıl unutulursa sana susuzluğum

Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı

Öyle unuturum

Ekmek gibi

Nan gibi aklımdasın

Ve gözlerin gelir geçer içimden

Su içerken sen

Sokulurken akşam kızıllığına

Ekmeği bölerken

Yalnızsan yıllar nasıl geçmişse aradan

Unutmak nasıl kolay sanmışsa şarkılar

Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı

Kör olsun sözlerim unuttuysan adını

An gibi aklımdasın

Yazı kategorisi: İbrahim Sadri, şiir | Yorum Yok »

BİR HİLAL UĞRUNA

Yazan: mustafaemingul Ağustos 21, 2007

Vurulup tertemiz anlından uzanmış yatıyor

Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdad inerek öpse o pak anlı değer

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi

Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazzın

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın

Hercümerc ettiğin edvara da yetmez o kitap

Seni ancak ebediyetler eder istiab

Bu taşındır diyerek kabeyi diksem taşına

Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına

Sonra gökkubbeyi alsam da rida namiyle

Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle

Ebri nisana açık türbene çaksam da tavan

Yedi kandilli süreyyayı uzatsam oradan

Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına

Uzanırken gece mehtabını getirsem yanına

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem

Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem

Tüllenen magribi akşamları sarsam yaranaw

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana

M.Akif ERSOY

Yazı kategorisi: şiir | Yorum Yok »